Otobüs Yangınlarına Karşı Acil Eylem Planı

Otobüs Yangınlarına Karşı Acil Eylem Planı


Otobüs yangınlarına karşı çözüm üretmek amacıyla, İçişleri Bakanlığı koordinesinde 23 Ekim'de Ankara'da sektör temsilcilerinin katılımı ile istişare toplantısı gerçekleştirildi.

Son dönemde gündemden düşmeyen otobüs yangınlarına karşı alınacak acil tedbirlerin görüşüldüğü ve Ulaştırma Bakan Yardımcısı Enver İskurt’un başkanlık ettiği toplantıya; Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Uygulama ve Denetim Daire Başkanı Mehmet Aktaş, KDGM Müdür Yardımcısı Ufuk Korkmaz, TOFED Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yüksel Kurnaz, Metro Turizm Rent a Bus Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Ayyıldız, Kamil Koç Turizm Genel Müdürü Cengiz Doğan, Pamukkale Turizm Genel Müdürü Mustafa Özdalgıç, Efe Tur Genel Müdürü Levent Birant, PUİS ve UYOF Başkanı İmran Okumuş ile çok sayıda sektör mensubu ve emniyet yetkilisi katıldı.

Toplantını açılış konuşmasını yapan Ulaştırma Bakan Yardımcısı Enver İskurt, “Biz bakanlık olarak otobüs yangınlarına karşı alınacak tedbirleri bir önce hayata geçirmek istiyoruz. Bu yüzden sektör mensupları ile bir araya gelmek bizler için çok önemli. Eski yıllara göre sayısal anlamda yangınlarda artış yok ama tabii ki bizim isteğimiz bu yangınların hiç olmaması” dedi.

Daire Başkanı Mehmet Aktaş: “Belirlenmiş 10 madde var”

Yangınlara ilişkin detaylı bilgilendirme yapan Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Uygulama ve Denetim Daire Başkanı Mehmet Aktaş, “Bu hususta konuşulması gereken 10 madde var. Bunlardan biri yangın algılama ve uyarı sistemlerinin aktif halde olması. Bir kere bunu sağlamadıkça bu konuda bir yol almak mümkün görünmüyor. Buna bağlı olarak otomatik yangın söndürme sistemlerinin de zorunlu halde olması lazım. Diğer bir husus; bu sistemlerin hafif kusurdan ağır kusura dönüştürülmesi. Yine orijinal dışı ilave elektrik donanımının kontrol altına alınması ve mühendisliğe uygun olup olmadığına bakılması çok önemli bir nokta. Koltuk arkası ekranlarda ise, ekipmanın yanmaz malzemeden oluştuğuna dair test yapılabilir. Diğer yandan sigorta şirketlerinin, orijinal parçalar dışında bir malzemeden yangın çıktığında geri ödeme yapmaması konuşulabilir. On numara yağ veya buna benzer maddeler yasaklanabilir. TSE’nin de bu konuda denetimlerinin artması lazım” ifadelerini kullandı.

Kazalarda yüzde 18’lik azalma

Karayollarında gerçekleşen trafik kazalarına ilişkin istatistikleri de paylaşan Aktaş, “Geçen yılın 9 aylık dönemine bakarsak, D1 belgeli taşımacıların karıştığı trafik kazalarında yüzde 18’lik bir azalma var. Ölümlü kazalarda yüzde 47, can kayıplarında da yüzde 57’lik oranda bir düşüş var. Yaralanmalarda da bir azalma söz konusu. Bunda da otobüslerdeki emniyet kemeri kullanımının artmasının etkili olduğunu düşünüyoruz. Kemer kullanımını daha da yaygınlaştırmak için çalışacağız. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde 02.00-08.00 saatleri arasında yoğun olarak gerçekleşen kazalara ilişkin sektör temsilcileri ile birlikte tespit yapıp önlem alarak bu oranları düşürdük. Kazaların oluş şekillerine baktığımızda da arkadan çarpmaların ve yoldan çıkmalı kazaların oranının yüksek olduğunu görüyoruz. Bunun en temel sebepleri de uykusuzluk ve yorgunluk elbette” dedi.

2019’da 14 otobüsün seyir sırasında yanmasının ve yangınların medyada yoğun şekilde yer almasının şehirlerarası yolcu taşımacılığı ile ilgili güven zedeleyici bir duruma yol açtığına değinen Aktaş, “Bu sebeple bu konuyla ilgili en kısa sürede somut adımlar atılması zorunluluğu doğmuştur. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından resmi gazetede yayımlanan yönetmelikte minibüs ve otobüs gibi araçlarda yangın algılama ve alarm sistemlerinin kullanılması gerektiği vurgusu var. 2013 yılından itibaren üretim aşamasında, 2005-2012 yılları arasında üretilen araçlar için ise 2014 yılına kadar bu sistemlerin takılması zorunlu hale getirilmiş ancak araç muayene kusur tablosunda yangın algılama ve alarm sistemlerinin olmaması veya arızalı olması hafif kusur olarak sayılmış ve hala böyle devam ediyor. Bu durum, söz konusu sistemlerin bulunmadığı araçların karayolunda kullanımına devam etmesine yol açmakta, çünkü yaptırımı yok” dedi.

 

Ekleme ekipmanlar motora aşırı yük bindiriyor

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Uygulama ve Denetim Daire Başkanı Mehmet Aktaş, sözlerine şöyle devam etti: “Sorun şu, ülkemizde taşımacılık faaliyetinin yüzde 90’ına yakınını karayolları gerçekleştiriyor. Dolayısıyla, ülkemizde üretilen otobüslerin birçoğu yurtdışına ihraç edilmekte. Neden ihraç edilen otobüslerde yangın olmazken, ülkemizde faaliyet gösteren aynı fabrikadan çıkan otobüslerde yangınlar meydana geliyor? Bununla ilgili uzmanlarla birlikte yaptığımız araştırmalarda birkaç sonuca ulaştık. Bir kere, üretimden çıkan orijinal otobüsler, yetkili olmayan servisler tarafından tadilat görmekte ve eklemeler yapılmakta. Klima, koltuk arkası televizyon, internet, su ısıtıcı gibi ekipmanlar bu yükü artırmakta, orijinal otobüslerde iki adet televizyon olmasına rağmen daha sonra bütün koltukların arkasına televizyon monte edilmesi, diğer yandan otobüs motorları 24 Watt elektrik üretecek kapasitede olmasına rağmen, 220 Watt enerji gerektiren internet, su ısıtıcı ya da şarj amaçlı elektrik prizlerinin eklenmesi, ısıtma-soğutma sistemlerinin motorun fazladan güç harcamasına neden olduğu bilinmektedir. Orijinal üretimde ısıya dirençli izolasyonlu kablolar kullanılırken, otobüslere sonradan yapılan tadilatlarda eklenen kabloların standartları ve kalite güvenceleri kontrolden uzak kalmaktadır. Yapılan bir tespitte bir otobüsteki kablo uzunluğunun 15 km olduğu belirlenmiş. Bir diğer sorun, sıcak içecek ikramları için kullanılan su ısıtıcılarının yardımcı personel tarafından prizde unutulması ve kısa devre yapması da yangına sebep olmaktadır. Suyu sürekli sıcak tutsun diye arasına kağıt sıkıştırarak çalıştıranlar da var. Mülakat yaptığımızda bu tür şeyleri yaptıklarını kendileri söylüyorlar” diye konuştu.

 

 

 

 

TOFED’in önerileri aktarıldı

Konuyla ilgili Türkiye Otobüsçüler Federasyonun talep ve önerilerini sıralayan TOFED Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yüksel Kurnaz ise şunları aktardı: “Öncelikle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yayımlamış olduğu yasal standartların, araç trafiğe çıktıktan sonra da, devam etmesi için gerekli denetim ve kontrollerin yapılması sağlanmalı ve yangın algılama ve alarm sistemlerine ilaveten yangın söndürme sistemleri ile ilgili yayımlanmış olan yönetmeliklerin gerekleri yerine getirilmeli. Sistemin çalışıp çalışmadığının TÜVTÜRK noktalarında periyodik olarak kontrol edilmesi, hafif kusurlar listesinden çıkartılarak, ağır kusurlar listesine alınması atılacak en önemli adımlardan biri.  Diğer bir nokta, AİTMY’de belirtilen tadilatlar kapsamında, 24 Volt’dan 220 Volt’a çıkarma tadilatı yetkili servislerde veya eğitimli ve yetkilendirilmiş kişiler tarafından yapılmalıdır. Yangın algılama, söndürme sistemlerini ve montajını yapacak firmaların özel olarak firmalara çıkabilecek arızalarda yada meydana gelebilecek kazalarda hukuki sorumluluk yüklenmesi önemli olacaktır.”

 

Hasan Yüksel Kurnaz: “Sistemler için yasal dayanak oluşturulmalı”

Standart dışı yakıt kullanılmaması için denetimlerin arttırılması ve bunun sakıncaları hakkında otobüs firmalarına eğitim verilmesi gerektiğini de ifaden eden Kurnaz, tüm yolcu otobüslerinde yangın ikaz ve söndürme sistemlerinin bir an önce zorunlu hale getirilmesi, son yılarda üretilen otobüslerdeki teknolojik yenilik ön planda tutularak, en eski otobüslere  öncelik verilmek suretiyle, belirli geçiş süreleri  içerisinde  otobüslere ikaz ve söndürme sistemlerinin monte ettirilmesi için yasal dayanak oluşturulmasına karar verilmesi gerektiğine dikkat çekti.