Kocaeli-İstanbul Yolunda Haksız Rekabet Var

Kocaeli-İstanbul Yolunda Haksız Rekabet Var


İzmit-İstanbul seferi yapan bazı firmalara ayrıcalık tanındığı ve bu firmaların otogara uğramadan yol üzerinden yolcu aldığı iddialarını Kocaeli Otogar Yazıhaneci ve Otobüs İşletmecileri Derneği Başkanı Fevzi Satır'a sorduk. Bu firmalarla ilgili gerekli başvuruları yaptıklarını ancak bir sonuç elde edemediklerini belirten Satır, “Bunun adı haksız rekabettir, camia olarak bu soruna bir an önce çözüm bulmak zorundayız” dedi.

“Özel izin aldıkları için engelleyemiyoruz”

 Kocaeli-İstanbul güzergâhında taşımacılık yapan üç firmaya otogar dışından yolcu alma ayrıcalığı verilmesinin sektör içinde ikilik yarattığını belirten Kocaeli Otogar Yazıhaneci ve Otobüs İşletmecileri Derneği Başkanı Fevzi Satır, bu uygulamanın çok uzun zamandır var olduğunu ve bölge esnafını derinden yaraladığını belirtti. Karayolu Taşıma Yönetmeliği’ndeki otogar zorunluluğunu hatırlatan Satır, “Bahsi geçen üç firma burada ‘alt yol’ diye tabir edilen yoldan yolcusunu alıp seferine devam ediyor. Otogara hiç uğramıyor, böylece hem otogara giriş-çıkış ücreti ödememiş oluyor hem de zamandan tasarruf sağlıyor. Biz, dernek yönetimi olarak, yıllardır bu konuda girişimlerde bulunuyoruz ancak maalesef herhangi bir çözüme ulaşabilmiş değiliz. Daha önce Belediye Başkanımız ile görüştüğümüzde UKOME’den izin aldıklarını söyleyip bizi geri çevirmişlerdi. Daha sonra yeni belediye yönetimi ile de görüşme aldık ama onlar da bu konuda herhangi bir yaptırımda bulunamadılar” dedi.

“Otogarımızı tekrar canlandırmamız gerek”

Haksız rekabetin etik dışı bir davranış olduğunu da sözlerine ekleyen Satır, “Otogar dışından yolcu alınması kanuna aykırıdır, onun dışında etik de değil. Yani burada sizin bütün meslektaşlarınız bu kurala uyarken sizin otogar dışından yolcu almanız etik dışı bir harekettir. Bu uygulama otogar esnafına da büyük zararlar veriyor, yani otogardaki dürümcünün, telefoncunun bile işleri düşüyor. Yani bu işi hep birlikte yapıyoruz ve bizim membamız bu otogar, burada bir sürü insan ekmek yiyor, bu insanlara haksızlık etmeyelim. Bu uygulamaya bir an önce son verelim ki otogarımız da canlansın” diye konuştu. Otogar dışından yolcu alan firmaların yolcu tarafından daha çok tercih edildiğini de sözlerine ekleyen Satır, “Eskiden garajımız yeni taşınmıştı ve buraya toplu ulaşım yoktu. O nedenle de yolcularımız otogara gelmek yerine alt yoldan otobüse binmeyi tercih ediyordu. Ama şimdi tramvay var ve otogarımıza kadar geliyor, yani yolcunun otogara ulaşımı da kolaylaştı dolayısı ile bu uygulamanın sektör mensupları arasında haksız rekabet yaratmaktan başka hiçbir anlamı kalmadı” dedi.

 

 

“Kendi kendimizi tüketiyoruz”

Kış ayları ile birlikte otobüsçülerin iş yapamadığını da dile getiren Satır, “Artık hiç iş yapamıyoruz yani biz acenta olarak İstanbul otobüsüne en fazla 3-4 yolcu verebiliyoruz. Zaten yolcu artık otogara gelmemeye alıştığı için burayı ikinci seçenek olarak görüyor. Maliyetlerin her geçen gün arttığı bu günlerde otogar esnafımızın işleri daha da düşüyor. Bu durum tabiî ki sektörün geleceğine de umutsuz yaklaşmamıza sebep oluyor. Bizi en çok üzen şey ise hep birlikte bu kötü günleri nasıl ardımızda bırakabiliriz diye düşünürken içimizdeki insanların haksız rekabet koşulları yaratarak bizleri daha da ezmesi oluyor. Maalesef otobüsçülük camiasını yine kendi içimizdeki arkadaşlarımız bitiriyor gerçekten kendi kendimizi tüketiyoruz” dedi.

“Küçük araçlarla taşımacılık izni istiyoruz”

Yönetmelik değişiklikleri ile birlikte sektörde bulunan küçük firmaların çok zorluk yaşadığını söyleyen Satır sözlerini şöyle sonlandırdı: “Belge fiyatları çok fazla yükseldi. Bu yükselişle birlikte artık sektörün daha değerli hale geldiğini, sektör dışından gelip de bu işi yapmak isteyen insanların engellendiğini savunanlar var ve bir nebze de haklılar. Ama bir yandan da sektörün içinde bulunan ve büyük yatırımlar yapacak bütçesi olmayan insanlar da mağduriyet yaşayacaklar. Yani düşünün şimdi belge sayısını artırmak isteyen bir firma çok daha fazla bir yatırım yapmak zorunda kalacak. Bunun yanında tabi küçük araçlarla taşıma yapmayı da istiyoruz biz. Yani mesela bende 19+1 kişilik araçlar var ama biz bu arabaları kullanamıyoruz. İlla 1,5-2 milyon TL verip büyük araç almamız isteniyor. Halbuki biz bu küçük arabalarla taşımacılık yapabilsek ne güzel hem masraflarımız azalır hem de büyük yatırımlar yapmamıza gerek kalmaz. Zaten kısa mesafe yapıyoruz bu kısa mesafelerde konfor sorunu da yaşamayız küçük arabalarda. Biz bu araçları turizm taşımacılığında kullanıyoruz, ama şehirlerarasında kullanamıyoruz. Büyük firmalara zarar verildiği düşünüldüğü için bu araçları yasakladılar ama bu sektörün böyle kolaylıklara ihtiyacı var artık. Daha önce D1 Belgelerine 10 tane 9+1 araçlar eklenebilecekti daha sonra yeniden güncelleme yapıldı ve bunun da şartları ağırlaştırıldı. Yani 9+1 araçlarla yakın mesafelerde taşımacılık yapardık en azından esnafımızın çorbası kaynardı, kiramızı öderdik.”