Sayın İmamoğlu'nu Diyaloğa Davet Ediyoruz




 Türkiye yerel seçim kararı alınıp da İBB Başkanlığı adaylığına Sayın Ekrem İmamoğlu aday gösterildiği andan itibaren çok yumuşak, kucaklayıcı, iş birliğine önem veren, karşısında küfredene bile gülerek geçen bir Belediye Başkanı tanıdı. Ancak bu başkan, sıra otobüsçülük camiasına geldiğinde Osmanlı Sultanı gibi birden bire sorgulamadan kararlar alıyor. Önce şu alınan kararı irdelemek istiyorum, bizim Yap-İşlet-Devret sözleşmemizin 25 yıl daha devam ettirilmesi talebimizin reddedildiği karar, seçimden 2 gün önce alınmıştır.

 
Bu kararı Vali başkanlığındaki kayyum yönetimi alıyor. Şimdi gelelim Ekrem Bey’e, kendisi de seçimden 2 gün önce Cevahir otelde sektör mensuplarıyla bir toplantı yaptı. “Otogarlarla alakalı sektörün bütün paydaşlarıyla görüşeceğim, süresi biten otogar işletmesinin muhataplarıyla da görüşüp bir uzlaşmaya varacağız” diyen İmamoğlu, sosyal medyadaki bazı paylaşımlar üzerine o uzlaşmacı tavrını bozdu. Bizim tanıdığımız, “Doğuştan sinirleri alınmış İmamoğlu” tavrı yok oldu ve “Otogarı yıkacağım, teknoloji parkı yapacağım. Hadımköy’de de yeni bir otogar yapacağım” diyen bir İmamoğlu çıktı karşımıza
 
Hadımköy’de bir otogar yapacaksınız da, o otogarı biz kullanacağız. Bize bir gömlek dikiyorsunuz ama üzerimizde prova bile etmiyorsunuz. Bu tavır Sayın Ekrem İmamoğlu’nun uzlaşmacı, sorunları muhataplarıyla görüşerek çözmeye çalışan İmamoğlu tavrı değildir. Az önce de söylediğim gibi sosyal medyada yapılan bir iki paylaşıma kızıp yılda 45 Milyon yolcu taşıyan, bünyesinde 10 bin çalışanı bulunan devasa bir tesisle ilgili karar alınamaz. Ekrem İmamoğlu’nu, Ekrem İmamoğlu olmaya davet ediyoruz.
 
Ayrıca alınan karar da acayip bir karar, ne olduğunu tam olarak anlayamıyorsunuz. “İstanbul Otogarı bünyesinde bulunan otopark işletmesi” diye bir ifade var o kararda, ama bizim otopark
işletmemiz yok ki. Küçük araçların otogar giriş-çıkışında ödedikleri ücret aynı zamanda bir otopark ücretidir. Böyle bir ücret sistemimiz var ama ayrı bir otopark işletmemiz yok. Bunun dışında “Geri kalan alanların nasıl işletileceği konusunda karar vermek için, belediyemiz tarafından yapılmaması durumunda, otogar işletmesinin ilgili mevzuat hükümleri gereğince ihale ile yapılması” ibaresi de var. Yani eğer belediye tüzel kişiliği ile otogarın geri kalan kısmının işletmesini yaparsa yapar, yapmazsa ihaleye veririz diyor. Şimdi İspark bu yapının içinde yok, otogarın genel işletmesinin kimin tarafından işletileceği belirtilmemiş. Ben tekrar yazının başına dönüyorum bakın bu çok önemli bir konu.
 
Burası herhangi bir işletme değildir burası İstanbul’da bir yılda 45 milyon yolcuyu taşıyan bir işletmedir. Bu yapıda yapacağınız bir değişiklikte; 168 yazıhane, 340 otobüs firması, yaklaşık 2 bin dükkan ve bu dükkanların sahibi olan 3-4 bin insan, buralarda çalışan 10-15 bin insanın kaderini belirlersiniz. Bu kadar büyük bir yapıyla ilgili kararlar “Ben yaptım oldu” mantığıyla alınamaz. Ben, TOFED Genel Sekreteri Mevlüt İlgin olarak birkaç şey söylemek istiyorum. Birincisi bu kadar önemli bir karar seçime iki gün kala alınmaz, bu kararı o zaman alanları şiddetle kınıyorum.
Bir durun, iki gün sonra şehrin kaderini belirleyecek bir karar var, yangından mal mı kaçırılıyor? Bu karar alınırken de bize hiç sorulmadı, hatta biz peşine düştük elimizde projelerle hem Sayın Yıldırım’a hem de Sayın İmamoğlu’na gitmeye çalıştık.
 
Sayın İmamoğlu’nu otogarda ağırlamak istedik ama gelmedi. Her söyleminde “Diyalog” vurgusu yapan bir isim, bu kadar büyük bir sektörün sorunlarını dinlememek için sürekli diyalog kurmaktan kaçtı. Bizim TOFED olarak 39 ilçede yolcu transfer merkezleri kurarak Şehiriçi trafiğini azaltma gibi projelerimiz de var. Bu proje için sektördeki 23 sivil toplum kuruluşu ile de görüştük ve anlaşma sağladık. Biz diyoruz ki İstanbul’daki bilet kesme merkezlerini yolcu transfer merkezi yapalım ve buralar yalnızca karayolu yolcu taşımacılığı yapan firmaların biletlerini değil havayolu ve demiryolu gibi alternatif taşımacılık yapan firmaların da biletlerinin satıldığı ve yolcularının servislerle, ama kamunun düzenleyeceği servislerle, taşınsın. Mesela çok basit bir örnek vereyim yeni havalimanı 30 km uzakta, Havaist diye bir şirket bu yolcuları belediye otobüs duraklarından, sokak aralarından alıyor. Yazın sıcağında, kışın soğuğunda hep yol kenarlarında perişan oluyor yolcular. Bu böyle olmaz bütün yolcular yolcu transfer merkezlerinde rahat rahat bekler taşımasını da belediye yapıyorsa yapsın, yapmıyorsa onu da biz yaparız. Belediye Hadımköy’de yeni bir otogar diyor da Esenler’den Gebze’ye günde 2-3 bin öğrenci gidip geliyor. Şimdi diyelim ki Esenler, Bağcılar, Güngören, Mecidiyeköy gibi yerlerde yaşayan bir öğrenci yeni otogar için önce Hadımköy’e gidecek. Orada iki koridor var bir TEM, bir de E5 koridoru, 3 saatte anca oraya gider 3 saatte de oradan yola çıktığı yere döner.
 
Halbuki şimdi Esenler’den yarım saatte gidiyorlar, neden insanlara böyle bir çileyi yaşatalım. Eğer Hadımköy’de bir otogar yapılacaksa bu ana otogar değil, bir Cep Otogarı yapılsın. Çanakkale
ve Trakya yolcuları rahat etsin. Şimdi Sayın İmamoğlu duymuş ki “Horosan’da kilim dokunuyor” tamam da enine mi dokunuyor, boyuna mı? Bunu öğrensin. Öğrenmek isterse de biz her zaman
kendisine yardımcı olmak isteriz, bizim görevimiz bu. Şimdi açıktan Sayın İmamoğlu’na sesleniyor ve diyoruz ki: “Sayın İmamoğlu lütfen önce İmamoğlu olun, gelin üzerinde görüşelim, tartışalım. Cep terminallerini ve ilçe bilet satış merkezlerini de anlatalım size.
 
Kara, deniz, demir ve havayolu yolcularının nasıl birbirine entegre olacağına dair projelerimiz hazır duruyor elimizde. Gelim bir çalıştay düzenleyelim.” Çalıştay çok zor bir şey değil 4-5 gün tartışalım ama İstanbul halkına güzel hizmet etmiş olalım.
 
Elinizi taşın altına koymaya var mısınız, yok musunuz? Diyaloga var mısınız, yok musunuz? TOFED’in 300 bin üyesi var ama biz hiçbir zaman diğer yolları tercih etmedik her zaman diyalog yolunu seçtik. Sayın İmamoğlu’nu diyaloga davet ediyoruz. Uzlaşmacı, sinirleri alınmış, anlayışlı İmamoğlu’nu diyaloğa davet ediyoruz.
 
Biz görüşmeye her zaman açık olduğumuzu dile getiriyoruz.
 
Seçildiğiniz için de tebriklerimizi iletiyoruz.