“Para kazanmaktan vazgeçtik, zarar etmeyelim yeter”

“Para kazanmaktan vazgeçtik, zarar etmeyelim yeter”


Kars esnafının sorunlarını ve sektörün içinde bulunduğu durumu değerlendiren Kars Otobüsçüler ve İşletmecileri Derneği Başkanı Mustafa Kıranşal, sektör mensuplarının ayakta kalabilmek için para kazanmadan para harcadığını vurguladı.

Kars esnafının kontak kapatma durumuna geldiğini belirterek sözlerine başlayan Kars Otobüsçüler ve İşletmecileri Derneği Başkanı Mustafa Kıranşal, “Şu anda Kars’ta sıfırı görmüş durumdayız. Esnaf gerçekten acı çekiyor. Bu aylar bizim en popüler aylarımızdı. Eskiden günde 5-6 otobüsü gönderdiğimiz bölgelere şimdi 1-2 araba gidiyor, onların da doluluk oranları yüzde 30-40 seviyelerinde. Mesela İstanbul’a 3 firmadan günde 10 araba giderdi, şimdi 3 araba gidiyor. Hafta sonları anca yüzde 45’leri görebiliyoruz. Eskiden Bursa’ya ayrı Ankara’ya ayrı araçlar giderdi. Şimdi bu araçları birleştirdik tek araç ikisine de yetiyor. Hatta çoğu seferimiz iptal ediliyor” dedi.

“İzmir’e gidip gelen otobüsün 2 bin 300 TL zararı var”

Sefere çıkan otobüslerin zarar ederek geri döndüğünü vurgulayan Kıranşal, “Kars’ta sektörü ayakta tutanlar öğrenciler ile hastaneye giden yolculardı. Şimdi pandemiden dolayı insanlar çok ağır hasta olmadıkça hastaneye gitmiyorlar, okullar zaten açılmadı, dolayısıyla biz de iş yapamaz olduk. Artık yola çıkan otobüslerimiz zarar ederek geliyorlar. Gelirlerimiz gün geçtikçe düşerken giderlerimiz de gün geçtikçe artıyor. Mazot her gün artıyor, yedek parça fiyatları yine öyle, köprülere ve yollara da zam geliyor ama bizim yolcu sayımız gün geçtikçe düşüyor. Bugün İzmir’e gidip gelen bir otobüsümüzün 2 bin 300 TL zararı var. Varın halimizi siz düşünün” ifadelerini kullandı.

“Bizim turistimiz 65 yaş üstüydü”

Sağlık bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın koordineli bir şekilde aldığı pandemi önlemleri neticesinde 65 yaş üstü yolcuların evlere kapanması sebebiyle büyük kayıp yaşadıklarını aktaran Kıranşal, “Pandemi dönemini bir an önce atlatmamız için önlemler alınmalı tabii ki. Bu önlemler de bizi çok kötü etkiledi. Eskiden bizim gibi bölgelerde 65 yaş üstü insanlar yaz tatillerini geçirmeye gelirdi. Yaz boyunca memleketinde kalan bu insanlar kış başlarken geri dönerlerdi, biz de bagajıyla, çocuğuyla, misafiriyle hareketliliği yakalar ve para kazanırdık. Yani bizim dönemlik turistimiz 65 yaş üstü vatandaşlarımızdı. Şimdi 65 yaş üstü bireyler evden çıkmadılar, dolayısıyla kırsal bölgelerin otogarları da iyiden iyiye boş kaldı” diye konuştu.

“Sektörümüzü kurtarmak için uğraşıyoruz”

Mevcut yolcu sayısının giderlerin yarısını dahi karşılamadığının altını çizen Kıranşal şunları ekledi: “Pandemi devam ederse yaza çıkamayız. Şu an planlama yapmaya çalışıyoruz ama pandeminin belirsizliği bizim elimizi kolumuzu bağlıyor. Şu an nasıl ki hekimler hastanede yatan hastaları kurtarmak için uğraşıyorsa biz de sektörümüzü kurtarmak için uğraşıyoruz. Sektör hasta durumda, hem de ağır hasta. Biz de elimizden geldiğince uğraşıp sektörümüzü hayatta tutmaya çalışıyoruz. Sektöre nasıl destek olabiliriz, biraz daha nefes alması için neler yapabiliriz diye kafa patlatıyoruz. Şu an yola giden otobüslerimizin her biri bin 2 bin TL zararla geri dönüyor. Bu parayı şirket kasasından karşılıyoruz. Bu da bizim ilacımız işte. Hastamıza ilaç veriyoruz sürekli ve iyileşmesi için bekliyoruz. Dün İstanbul’dan 11 kişiyle çıkan aracımız bugün Kars’ta olacak. 150 TL bilet fiyatıyla hesaplayınca yolcu sayısı, masrafın yarısını bile karşılamayacak.”

“KDV indirimi bilette değil, akaryakıtta yapılmalı”

Yolcu sayısı çok düştüğü için yapılan KDV indiriminin işlevsiz olduğunu belirten Kıranşal, “KDV indirimi yapıldı ama yolcu yok ki. Biz KDV’yi yolcu biletinde değil, akaryakıtta indirmeliyiz. Bu sektörün en büyük gider kalemi akaryakıttır. Bizim ilk işimiz bu gider kalemini hafifletmektir. Bunu yapamayacağımızı da sanmasın kimse. Çok kalabalık, güçlü ve ilişkileri kuvvetli bir sektörüz. Tek hareketimizle bütün taşları yerinden oynatırız ama yapamıyoruz. Ses çıkarabileceğimiz bir mekanizma geliştirmemiz ve sektörün itibarını güçlendirmemiz gerek” dedi.

“TOFED&Shell Kart uygulaması genişletilmeli”

TOFED&Shell Kart uygulamasının sektörün diğer maliyet kalemleri için de hayata geçirilebileceğini savunan Kıranşal şöyle konuştu: “TOFED&Shell Kart gerçekten çok işlevsel bir kart. Bu uygulama sektörümüzün bütün maliyet kalemlerinde hayata geçirilebilir. Örneğin, TOFED bir lastik firmasıyla anlaşır, belirli bir indirim karşılığında bütün sektör mensupları lastiğini oradan almış olur. Böylece otobüsçünün maliyeti aşağıya çekilir. Sektör STK’larımız bu tarz konularda öncülükler edebilir bence.”

“Genel bir güvensizlik ortamı var”

Karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün itibar kaybı yaşadığını da aktaran Kıranşal, “Sektörün kötü gidişatını artık herkes biliyor. Eskiden otobüslerimiz dinlenme tesislerinde borca akaryakıt alırdı. Lastikleri vadeyle alırdık ve bunlar için çek senette imzalamazdık, sadece telefon açardık. Ama artık günün 24 saati otobüslerimizin durduğu tesislerden bile borca mazot alamıyoruz. Her yıl lastik aldığımız insanlar bile vadeyle satış yapmıyorlar bu sektöre. Çünkü o firmanın önümüzdeki ay tekrar yollarda olabileceğine dair inancı yok kimsenin. Lastikçi ile konuşuyoruz, fabrika da ondan nakit para istiyor, para almadan lastik vermiyor. Yani genel bir güvensizlik ortamı var artık. Kimse yatırdığı paranın geri geleceğine inanmıyor” diye konuştu.

“Kars otogarı için kalıcı çözüm üretilemiyor”

Otogarın sorunlarına dair de açıklamalarda bulunan Kıranşal şöyle konuştu: “Otogarımızın durumu gerçekten içler acısı. 30 yıllık bir otogar binamız var ve artık gerçekten bir bakım istiyor. Esnaf olarak sürekli görüşüyoruz belediyeyle ve Valilikle görüşüyor ancak sonuç alamıyoruz. Bölgede yönetim olarak bir istikrarsızlık var, sürekli bir değişim var bu nedenle kalıcı çözüm önerileri üretilemiyor” dedi.

“Belge fiyatları sektörü tekelleştiriyor”

Belge fiyatlarına yapılan zamlara da değinen Kıranşal, “O zamlar açıklandığında bizim gidip Bakanlığın kapısında yatmamız gerekliydi. 50 bin TL’lik belge 500 bin TL’lik belge ne demek ya. Bakın benim belgem var ama otobüsü olan ve belge alamayan bir sürü insan var, bu insanlar büyük mağduriyet yaşıyorlar. Şu anda ben adama ‘Arabanın yarısını bana vereceksin’ dedim mi mecbur kalıyor veriyor ve eziliyor adam. Ama eskiden otobüsçü bir sorun yaşadığı zaman gidip 30-40 bin TL bulup kendi belgesini alıyordu. Bu durum sektöre de bir taze kan getiriyordu, hareketlilik oluyordu, hizmette rekabet başlıyordu. Belge fiyatlarının yükselmesi sektörde tekelciliği tetikliyor. Yani belge fiyatları düşük olunca firma sayımız çok oluyordu. Şimdi firma sayısı az olunca kalite düşüyor, nasılsa yolcu mecbur gelecek deyip fiyatları çok artırıyoruz ve yolcumuzu havayoluna kaptırıyoruz. Bunların hepsi birbiri ile bağlantılı şeyler” ifadelerini kullandı.