Corona Gündemi Otobüsçüler İçin Fırsat Olabilir




Corona önlemleri kapsamında sektörümüzde hayata geçen uygulamalar, herkesin tepkisini çekiyor. Bu konuyla ilgili, Mustafa Çelikkaya kardeşimin gönderisini aynen sizlere iletiyorum.

“Türker Abi, yüzde 50 kapasitede 2+1 araçlarla bu işi yapmamıza imkân yok. Biz, zaten kendi isteğimizle koltuk sayısını düşürdük. Şimdi bir de ruhsatta yazan koltuk sayısının yarısı kadar yolcu taşıma kuralı geldi. Araç orijinalde 46 kişilik olsa 23 kişi taşıyabiliyoruz ama aynı aracı 2+1 yapıp 37 kişiye düşürünce 19 kişi taşıyabiliyoruz. Bu konuyu birik olup bakanlığa anlatmamız gerekli, bunu yapabilirsek D2 belgeli araçlara meydan bırakmamış oluruz. Ben bu konuda üzerime düşen her şeyi yapmaya hazırım. Saygılarımla” diye yazdı Mustafa kardeşim.

Kardeşim, aynı şeyleri herkes gibi biz de düşünüyoruz. Bu şartlarda taşıma şansımız yok. Olduğunu düşünürsek de para kazanma şansımız yok. Tabi korsanlar ve D2 belgeli olanlara gün doğdu, fahiş fiyatlarla taşıyorlar, vergi vermiyorlar, hiçbir masrafları yok, otoban ve köprüleri de ucuza kullanıyorlar. D1 belgeli firmaların böyle bir sistemde olması mümkün değil. Şehirlere giriş-çıkış izne tabii ama program yok, plan yok. İşletmecilik öncelikle plan-program dâhilinde yapılır. Ramazan Bayramı’ndan sonra normalleşme adımlarının hızlanacağı ve hayatın normal akışına döneceği belirtiliyor.  Biz de bu virüs belasının biteceği günleri bekliyoruz. Sektörümüzde dile getirilen bütün sıkıntılar bakanlığa tek tek aktarılıyor. Ancak, bu şartlar altında insanların hayatları söz konusu olunca beklemekten başka çaremiz kalmıyor.

Mustafa Çelikkaya kardeşim bu yaz 1+1 çalışacağı kanaatinde olduğunu söylüyor ve tekli koltuklarının tamamının satılmasını, çitli koltukların da koridor tarafının boş bırakılmasını istiyor. “Eğer bu sistem uygulanırsa 17 olan koltuk sayısı 23’e çıkarılabilir. Ufak bir zam, komisyon indirimi ve ikramın kaldırılması ile (zaten şu salgın günlerinde sağlık önlemleri kapsamında ikram hiç verilmemeli bence) maliyetler aşağı çekilerek bu iş, hiç yapılamamaktansa, daha düşük kâr oranları ile yapılabilir. Çok değil de az kazanırız” diyor.

Ben de Mustafa Çelikkaya’ya tamamen katılıyorum. 1+1 çalışmak sıkıntılı bir durumdur. Ama bana dersen ki “Virüs boyunca yapmalıyız” o zaman olur. Biz, bundan sonra zararına marşa basmayı unutmalıyız. Bu virüs, otobüsçülüğü cazip hale getirebilmek için büyük bir şansa dönüştürülebilir. Nasıl mı? Yıllardır yazdığımız yazılara geri dönüp hafızalarımızı tazelememiz lazım. Genel giderlerden arınıp otobüsçülüğü daha cazip hale getiren firma, piyasadan silinen, bireysel otobüsçüleri de yanında bulur, otobüsçü vefakardır. Yıllarca, “Son nefesime kadar rekabete varım” diyen otobüsçü çocukları ve torunları şimdi büyüklerinden öğrendikleri otobüsçülüğü bu şartlarda yapmalarının mümkün olmadığının farkındalar. Bu sektörde, bir an önce bahsettiğim gibi host/hostes, ikram ve servisleri kaldıracak bir deli lazım ama o deli aslında çok akıllıdır, sokağa atacak parasının olmadığının farkındadır.

Yıllar önce servis, ikram, host/hostes mi vardı? Bunları icat eden yine bizleriz. O zaman bu yeniliklere ticari olarak bakıldı ve zamanın şartlarında para kazanmak için yapıldı ve yıllarca bu yöntemlerle paralar kazanıldı. Şimdi o icat ettiğimiz yenilikler geri tepti ve para kaybetmemize sebep olmaya başladı. Şimdi o kazandığımız paraları sokağa atıyoruz, aklın yolu birdir. İnanıyorum ki Corona yalnızca Türkiye’yi değil, bütün dünyayı yeniden kuruyor. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Her şey bambaşka olacak, bunu ilk öngören ve atılması gereken adımları korkmadan atan kazanacak ve meslektaşlarına da kazandıracaktır çünkü onlar da aynısını yapacak. Arı baldan kaçmaz.