Pandemi Sonrası Dönem İçin Radikal Kararlar Alınmalı




Ülke olarak normalleşme adımlarını teker teker atmaya başladık. Hepinizin bildiği gibi AVM’ler ve berberlerle başladı bu normalleşme süreci, seyahat yasakları vaka sayısı azalan illerde kaldırılmaya başlandı. Eğer planlandığı gibi giderse Temmuz ayından itibaren normal yaşantımıza dönmüş olacağız. Ancak burada kesinlikle atlanmaması gereken çok önemli bir nokta var, normalleşme adımlarının atılması “hastalık bitti” demek değildir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da belirttiği gibi, şu anda Pandemi koşulları altında bir normalleşme süreci işliyor. Yani biz hala mümkün olduğunca evde kalmaya dikkat etmeye çalışmalıyız, sosyal mesafe kuralına uymak zorundayız, hijyen tedbirlerini elden bırakmamamız gerekiyor. Bu adımlar atılmaya başlandı diye eskisi gibi yaşamaya devam edemeyiz. Zaten normalleşme adımları kapsamında açılan işletmelerde de bu gereklilikler, zorunluluk olarak uygulanmakta. Eğer rehavete kapılmayıp, kendimizi ve sevdiklerimizi korumak için tedbirlere uymaya devam edersek bu yaz sonunda, Allah’ın izniyle, bu belayı da başımızdan def ederiz diye umuyorum.

Servisleri bitirmek zorundayız!

Şimdi burada sektörümüz açısından birkaç kritik nokta var. Mart ayından beri otobüslerimiz yarı kapasite ile çalışıyor, bu yarı kapasite de seyahat izinlerine bağlı olduğu için o yolcuyu da bulamıyoruz ve firmalarımızın çoğu çalışmıyor. Çalışan firmalarımız da yarım kapasite çalıştığı için kâr edemiyor.  Otobüslerimizin çalışmadığı bu aylar, özellikle bayram öncesi şu günler, en çok iş yapacağımız günlerdi. Sektör mensuplarımız bu aylarda kazandığı paralarla borçlarını ödeyecek, yeni yatırımlarını planlayacaktı. Ancak maalesef bu aylar boş geçti, yukarıda bahsettiğimiz normalleşme adımları başarılı uygulansa bile, bu yaz boyunca otobüslerimiz yine yarım kapasite ile çalışacak gibi duruyor. Yani yine para kazanamayacağız. Ardından her şey eskisi gibi olsa bile kış ayları geliyor ki zaten kış aylarında işimiz olmuyor. Yani biz resmen 2020 yılını boş geçirmiş olacağız. Bu nedenle her zaman söylediğimiz doğru hesap kitap işi çok daha büyük önem kazanıyor. Artık giderlerimizi sıfıra indirmek için mücadele etmeliyiz. Bunun en önemli adımlarından birini sektörümüz sonunda atmaya başladı. Geçtiğimiz hafta TOFED Genel Merkezinde sektör mensuplarının katılımı ile gerçekleşen bir toplantıda yıllardır hepimizin belini büken ve bir türlü ortak karar alamadığımız servisleri kaldırma konusunda daha hevesli konuşmalar yapıldı. Bu hayata geçerse bütün Türkiye’de aynı anda başlamak zorunda ki bir kalıcılığı olsun. Şu zor günlerde servis giderlerinden kurtulmak otobüsçü esnafımızı ölümden kurtaracaktır. Bunun dışında bir de ikram konusu var gündemde. Bu konu da servis konusu gibi yıllardır gündemimizde zaten. Şu dönemde ve sonrasında ikram vermek zaten akıl kârı değil, bir kere hijyenik değil. Yani bizden önce Sağlık Bakanlığı’nın bu ikramları kaldırtması gerek. Bu konuda da sektör olarak bir karar alabilirsek ayakta kalmaya devam edebiliriz diye umuyorum.

Bireysel otobüsçülere destek vermeliyiz

 

Değinmemiz gereken bir diğer konu da tabii ki bireysel otobüsçülerimizdir. Salgın günlerinde zaten çok az otobüs çalışıyor, firmalar da bu otobüsleri kendi özmal otobüslerinden seçiyorlar. Zaten yıllardır var olma mücadelesi veren bireysel otobüsçülerimiz de iyice bitirilmiş oluyor. Bu dönemde firmalarımız ellerinden geldiğince bireysel otobüsçüyü de düşünerek adımlar atarsa gerçekten büyük bir dayanışma örneği sergilemiş oluruz. Zaten kaldı ki bu sektör yıllarca omuz omuza yürüdüğü ve dayanışma ruhunu yaşattığı için bu günlere gelebildi.