Bu da Gelir Bu da Geçer…




Aylardır yazılarıma başlarken hep “Koronavirüs gündeminde”, “Pandemi döneminde”, “Bu virüs belası sayesinde” gibi sözlerle giriş yaptığımı fark ettim. Ama gerçekten içimiz o kadar dolu ki ne zaman klavyenin başına otursak dilimizden ilk Korona serzenişleri dökülüyor. Bu arada yazarken fark ettim eskiden “Ne zaman elimize kalem alsak” derdik, artık “Ne zaman klavyenin başına otursak, bilgisayarın başına geçsek” diyoruz. Zaman ne çabuk geçiyor, her şey nasıl da değişiyor ve biz ne çabuk alışıyoruz değil mi?

Bundan bir yıl önce sokakta maske takanı görsek “Yazık bir hastalığı var herhalde, Allah şifa versin” derdik. Ama şimdi takmayana “Ayıp yahu toplum sağlığını riske atıyor” diyoruz. Sabah evden çıkarken her şeyden önce maskemizi kontrol ediyoruz, unuttuysak eve geri dönüyoruz. Hani hjep cep telefonları için “elimiz ayağımız gibi oldu” denirdi ya. Şimdi de maskelerimiz elimiz ayağımız oldu onlar olmadan hiçbir yere gidemiyoruz, hiçbir yere giremiyoruz. İnsan gerçekten de başına gelen her şeye çok çabuk uyum sağlayabiliyor. Eee Allah taşıyamayacağı yükü vermezmiş zaten biz de ne gelirse gelsin “Allah’tan geldi” deyip alıp sırtımıza yüklüyoruz. Bu hastalığı da yükledik, elbet o maskelerden kurtulacağımız günler gelecek. Az sabır, az özveri, az insanlık gerek bize bunlar bizi en kısa sürede kurtaracak buna inanıyoruz. Sağlık çalışanlarımız bütün dünyada dişini tırnağına takıp çalışıyor. Bilim insanları laboratuarlarda sabahlıyor. Herkes elini taşın altına koymuş durumda insanlık tarih boyunca hiçbir virüse ve doğa olayına yenilmedi. Büyük yaralar aldı, takıldı, tökezledi, düştü, dizlerini kanattı ama her zaman ayağa kalkıp ilerlemesini bildi. Yine ilerlemeye devam edecek. Hani o efsane türküde diyor ya “Ne de olsa kışın sonu bahardır. Bu da gelir, bu da geçer ağlama…”

Bireysel Otobüsçüler unutulmamalı

 

Bu kısa hasbihalden sonra sektörümüzün uzun zamandır kanayan yarası olan bir sorunu bir kez daha dile getirmek istiyorum. Ben Bireysel Otobüsçüler Derneği Başkanı olarak, sektörümüzde uzun zamandır, büyük darbeler alan bireysel otobüsçülerimizin sorunlarını dile getirmek istiyorum. Bireyselci arkadaşlarımız, yıllardır var olma mücadelesi veriyorlar ve çok zor şartlar altında hizmet veriyorlar. Şimdi mevcut pandemi döneminden dolayı daha da zor günler geçiriyorlar. Yolcu sayısı zaten azaldı, otobüslerde yüzde 50 sınırlaması da devam ediyor. Doğal olarak firmalar çok az otobüs çalıştırıyor ve bu otobüsleri de kendi özmal araçlarından kullanıyorlar. Bizim bu sektörde hep birlikte var olduğumuz unutulmamalı. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için şiarıyla firmalarımız önceliği var olma mücadelesi veren bireyselci dostlarımıza vermeli. Komşusu açken tok yatanın bizden olmadığını herkes her an hatırlamalıdır.