Otobüsçünün Hali Ne Olacak?




Otobüsçü zaten yıllardır bir dar boğazın içinde. Debelenip duruyoruz, bir çıkış yolu arıyoruz. Başta federasyonlarımız ve derneklerimiz olmak üzere herkes canla başla çalışıyor. Başımızda yeterince zorluk yokmuş gibi Koronavirüs çıktı ve yüzde 50 kapasite sınırlamasına tabii tutulduk. Biz otobüslerimizin yarısını boş gönderirken en büyük rakibimiz olan havayolu şirketleri full kapasite çalışmaya devam etti. Zaten kış aylarında havalar soğuyunca bilet fiyatlarını aşağı çekiyorlar. Haksız rekabete maruz kalıyor ve bunları yıllardır dile getiriyoruz. Bir de üstüne bu kapasite sınırlaması olunca iyice dezavantajlı duruma düşmüş oluyoruz. Şu anda havayolu şirketleri otobüslerden daha ucuza bilet kesip yolcuları bütün uçağı dolduracak şekilde oturtabiliyorlar. Biz de zaten iyiden iyiye düşen yolcu sayımızla ve her geçen gün artan masraflarımızla, otobüslerimizi de tam doldurmadan yolcu taşımaya bir çarkı döndürmeye çalışıyoruz. Yaz aylarında yine kardan zarar ederek bu rekabeti sürdürebiliyorduk ancak kış aylarında böylesine eşitlikten uzak bir anlayışla rekabet edemiyoruz. Firmalarımız birbiri ardına iflas etmenin eşiğindeler. Bu konuya acil bir önlem alınmazsa önümüzdeki yaza birçok firmamız çıkamayacak.

Bir türlü düşmeyen gider kalemleri

Uçakla otobüsü kıyaslarken sadece yüzde 50 kapasite sınırlamasına bakmak bile aradaki eşitsizliği görmeye ve göstermeye yeter. Ancak ben yine de yıllardır her yerde dile getirdiğimiz farkları ve eşitsizliği yaratan koşulları tekrarlamak istiyorum. Otobüsçü akaryakıttan hiçbir şekilde ÖTV veya KDV indirimi almaz. Akaryakıtın pompa fiyatı neyse o fiyattan alır. Otobüsçü girip çıktığı bütün otogarlarda para öder, kullandığı yolların her birine ayrı ayrı para öder, devletten hiçbir şekilde destek pirimi veya indirimi almaz, korsan taşımacılık yapan firmalardan dolayı yolcu kaybeder. Uçakta öyle bir durum yok. Kullandığı yola para ödemez, akaryakıt desteği alır, havayolunun korsanı olmaz, KDV ve ÖTV indirimlerinden yararlanır, en büyük rakiplerinin kapasiteleri sınırlandırılırken onlara herhangi bir sınırlandırma getirilmez. Sonra da otobüsçüyle havayolu şirketlerinin rekabet ederek yolcuya daha kaliteli hizmet vermesi beklenir. Gerçekten acı bir durum. TOFED, sesinin çıktığı her alanda bu haksızlığı dile getirdi ve sektörün haklarını korumak için mücadeleler verdi. Bu mücadeleler neticesinde bir KDV indirimi aldı. Bu indirimin süresini uzatmak ve yüzde 50 kapasite sınırlamasını kaldırmak için de var gücüyle çalışmaya devam ediyor.